Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dönülmez Akşamın Ufku ve Ebedi Kaos

Hayatımdaki en önemli eserle ilgili bakış açımı anlatacağım bugün. Kendime ve kendimize bir iyilik yaptım. Ben öldükten sonra tüm Dünya'da sadece bu eser çalsın isterim. 3 dakika 22 saniye. Uzaklaşırken buralardan, aşağılardan, yukarılardan, herhngi bir yerlerden işte sade bu sesi duyayım isterim.  ''Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile, Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.'' kısmında yükselsin içim.
Ve cümle bitiminde Ruhum çıksın canımdan. Ardından geniş kanatları simsiyah açılan kapılarla yüzleşeyim. Buyrun... En anlamlı icra ile başlayalım.

RİNDLERİN AKŞAMI Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece.
Guruba karşı bu son bahç…

Fakat; küçüğüz daha çok. Küçüğüz, hangi yüzden?

( Bu karalama sadece bir denemedir.)

Yalnızlığın soluk benzine biçare bakan suretler olmuş suda aksimiz,  haykırışım kendi kendime. Tembelliğin dik alası olmuş hayallerimizin dengesizliği çaresizliklerimiz anlayışsızlığım kendi kendime.
Serzenişlerimiz izafiyete. Bunca sonuçlanmamış hayalden sonra... Anlıyoruz ki; yaşamımızdan yol alan, avuçlarımızdan kayıp giden kütleler değilmiş. Işık hızında akıp giden,  benliklerimizden kaçan ümitlerimiz, Ümitler, Nietzsche'nin çözümlemeleri.
Başı bozuklardan öğrendiklerimiz,  tecrübelendirdiklerimiz. Hüzün kıyılarında kendi parçalarından sporla üreyen sevda kırıntılarımız
Kırıntılardan nimete şükür bir bardak suyun azizliğiymiş yaşamak, anlayacağız.
Fakat; küçüğüz daha çok küçüğüz  hangi yüzden?

''kimse yoktur kimsenin kimsesizliğine' ve Prensesin Uykusu

Bazen tozlanamayan online arşivlerinizin içerisinden çok sevdiğiniz bir şiiri çıkartırsınız. Böyle oluyor bende. Bugünlük sadece bu olsun. Çok derin bir şiir olduğunu düşündüğümden  üzerine, kenarına karalamalarda bulunmayacağım.


KİMSE zamanı yıllarla tartanlar
yanılırlar
hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle
hatta çoğu zaman kendiyle bile
yaşanır, içini tohuma bırakır
geçer gider
geçmez sandıkların bile

hiçbir geçen tartılmaz kalanla
neyin kaldığını çoğu kez kendi de bilmezken insan
kimse kimse kimse
sahi kimse
ya da hiç kimse
söylediklerimden çok
sustuklarım
seçtiklerimden çok
reddedilmek için
ne kadar varsam
o kadar kimseyim kendime

güç kötü bir şey
kaderken de
kaldıramazken de
güç kötü bir şey
güçlüyken de
güçsüzken de
kaldığın yerden devam etmenin karanlığı
benzemiyor hiçbir çaresizliğe
kimin kaldığı yer var ki dünyada
kaldım sandığın yer
bizden geçendir çoğunlukla
içimizi parçalaya çoğalta
hâlâ gittiğim sona aceleci adımlarla
bütün iş birinin ded…

Sınırlar arasında huzur mümkün müdür hala ?- Between the Bars

Merhaba, öncelikle söylemem gerekir ki çok önemsediğim bir yazımdır bu. 'hayal kurmak ve sınırlar  arasında kalmak,  romantik olmak ve gerçekçi olmak  arasında türlü kazanım ve kaybediş farklılıkları vardır.'  diye düşünüyorum, içim kanayarak. Bu kanayışın ve tohum yeşermelerinin sosyal çevre içre değerlendirmesine girişelim hadi gel benimle. Tamamen eserle alakalı bir yazıdır.  Huzur olur dinleyiniz.

Aşk; en büyük huzurlu enerjisi özüdür, insan ömrü acizliğinde.

Enerjisiz yaşanmayan hamak dengesizliğince gönülde,
yeyiniz
içiniz
uyuyunuz
kazanınız
yakınız
ama sakın hayal etmeyiniz.


Sınırların dışını resmetmeyiniz,
delirirsiniz.

Aman sakın ha
sakın
yapmayalım
onlara bahsetme
bahsetmeyelim
bahsetmediler
bahsetme,
ma

yız
evet evet bir şifre üretmeliyiz
Zihnimizin üretmediğini bildiğimiz...

insan kendinden hariç bir şey hayal edebilir mi?

hayır hayır
duyurma
anlatma
sınırlar var
bahsetme onlara
geliyorlar bak
anlasana
anla
sana
sadece çevir enerjiyi
dönüştür
sevgiyi taşı yel…

Bob Ross-''Biz hata yapmayız, biz mutlu kazalar yaşarız.''

Bugün hepimize çok kısa bir huzur arası vermek niyetindeyim. Canımız Abimiz Bob Ross. Çocukluğu onunla geçmemiş olan olur, göz aşinalığı olmayan bile olabilir. Tanışalım. http://tr.wikipedia.org/wiki/Bob_Ross
Kendinize 3 dakikalık bir şans verin ve izleyin.

En sonunda herzaman gitmek isteyeceğimiz türden bir ev oluşmuş olabilir.
Ama bu hızla ulaşılmış bir güzellik ne kadar anlamlıdır?  Meselenin orasına dair tam bir inancım bulunmamakta.
Devam edelim Yol'a.

Büyük ve güçlü bir ağacın oluşmasından yavaş yavaş keyif almak gerekir. Hayata dair yüce bir anlam.

''Biz hata yapmayız, biz mutlu kazalar yaşarız.''Bob Ross
Mutlu kazalarımıza.

Çocukluk, Umarsızca istemek, İki kalp ve Âdem'in Yaratılışı

Uzunca bir aradan sonra içimden geldiğince karalayacağım. Gel sergüzeştime ortak ol canım benim. Bu da fon müziğimiz olsun. Çocukken ne kadar da çok isterdik bazı şeyleri.  Olsun diye ısrar ederdik, etmesek dahi içerimizdeki o gerçekleşmesi gereken konu her ne olursa olsun çok güçlü bir his duyardık.  Yani ben duyardım.  O an için hayattaki en önemli konu benim isteğimin yerine getirilmesinin çok önemli olduğuydu.  Bu bir okul gezisi olabilir. Tatildeyken 3. dondurmayı yemek olabilir.  Mesela ben MSDOS kursuna gitmem gerekliliğini o kadar gerçekçi anlatmıştım ki aileme.
Gittim de sonra.  Hiçbir işime de yaramadı. DIR. Taze gençlikte arkadaşlarla 2 ay ev tutup bir sahil kasabasında tatil yapmanın isteği olabilir. Ne çok isterdim o an.  Bir şey, bu kadar istenebilir hani.  Olmayınca da olurluğunu ve olması isteğini anlatamayınca büyüğüme karşı nasıl bir güç, istek, biraz kızgınlık ama temelde anlaşılamamak hissi coşar dururdu yüreğimden boğazıma kadar.  Hani o anda bir 'enerjito…