Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dayan göğsüme haydi bree!

Merhabalar, bu derlemeyi çok kısa kesiyorum.
Fazla konuşmaya ihtiyaç kalmadan kişinin kendini açıklayabilmesini seviyorum.
Çalışıyorum bunun üzerine de.
Buyurunuz, huzur olur. 




Ayazın işlerken içime,ben ki egeli lodosum baş eğmem el yeline..
Kabalık etme kırılgandır nazik gönlüm,dayan göğsüme haydi breee!
Talihin şarap olamamak üzümken,  Beni görememen  gözümken

SEVİYORUM SENİ

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

NAZIM HİKMET  Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.

"Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi." 
Ne diyebilir ki aciz Ustaoğlu bu kelimelerin üzerine.

Pişmanlık ve Yalnızlık

Pişmanlık, insanlık üstü bir korku.
Sanki insan icadı değil de doğuştan ruhumuza işlenmiş bir algoritma parametresi.
İlk pişmanlık Adem’in midir, Havva’nın mı yoksa?
Yoksa Kabil mi keçidir günahlarımıza?
Ama ben keçi peynirini severim en fazla.
Öyle hellim falan değil bildiğin ağzımı gere gere, pastel yapay güzelliklerin yüzüne bakabaka söyleyeceğim gibi "evet ben keçi peynirini çok severim!".  Küçükken de hep keçi sütü içmişim Bebelac stili değiliz hani, biline.

Acaba yaratan da yaratığının bu kadar fazla deccale yenilmesinden pişman mıdır ki?
Acaba şeytan bu kadar uğraşına rağmen insanlar üzerinde etkinliğine pişman mıdır?
Pişman olmasak güzel insan olarak kalabilir miyiz?
Ya da insanların hiç ama hiç pişman olmadığı bir dünya nasıl bir dünya olur?

Amaaaaenn ( Burhan altıntop stili ) adı: cehennem mi la onun.

Bu yüzden pişmanlığı hissedebilmek, şükredilecek tamamen insani bir duygudur.
Ne zaman ki hissetmiyoruz pişmanlığımızı, o zaman gerçekten yanlış yoldayız ve de bulunduğum…