Ana içeriğe atla

Diş Ağrısı ve Ülke Sorunları Takibi Hakkında

Neden ülkemizin gündemiyle, değişiklikleriyle her gün ilgileniyoruz?
Okadar fazla zamanımızı alıyor ki elbet bunu düşünmüşsünüzdür.
Bu normal midir?
Algısı ve sorumluluğu yüksek arkadaşlarımdan son zamanlarda ülke gündem değişiklikleriyle ilgili şu yorumu alıyorum.
"İlgilenmiyorum kardeşim artık"

Ülkenin durumunu takip etmenin bu kadar fazla olması normal midir?

Neden takipteyiz peki.
Cevap bence çok net:
Çünkü güven yok!!!
Ben haberleri takip etmek, 3-4 farklı bakış açısını okumak, değerlendirmelerini tartmak, gerçeklere dayanıyor mu diye araştırmak zorundamıyım?
Elbette vatandaşlık görevlerimden bunlar ama kardeşim,
1 saat BARO başkanının videosunu izlemek gereğinde neden hissediyorum ki kendimi?
Çünkü sorumluluğuma sahip çıkmazsam Baro Başkanım gücünden kaybeder diye düşünüp yanında olmam gerektiğini hissediyorum.

Aslında güven olsa nasıl olur?
Bırakırım
oy verdiklerim,
yerel yönetimde seçtiklerim,bir STK da yerimi alırım.
Değerlendirme mekanizmaları buna bakar.
Ben bu mekanizmalarla sesimizin daha etkili çıkabilmesi ve bütünleşik olabilmesi için yine vatandaşlık görevimi yerine getiririm.
Ama günümden 2 saatimi Devlet meseleleri, Hükümet meseleleri, dış ilişkilerimiz, ekonomimiz, özelleştirme halimiz, tarihi kargaşalarımız, başkalarının siyasi hesaplaşmaları içinde zamanımı harcamam.
Basın'a güvenirim çünkü.
Bakanlar, STKlar, basın, gazeteciler, köşe yazarları, bu tür mekanizmalar bunu çözer
Eğer muhattap alınır ve gerçekten işlemeleri istenirse elbet.

Diş Apse Sorunum
"Ağrıyı unut geçer" dediler dişim ağrıdığında
sonrada ağrı kesici verdiler.
Sonra geçti.
Ama ağrı hala orada, sadece ben hissetmiyorum.
Organik bir sorun var vücudda ama biz onu başka yollarla çözüyormuş gibi planlar yapmak istiyoruz.
Yani ağrı kesici çözmez kardeşim bu meseleleri.
Daha çok zarar verir.
Şimdi ağrı duymayınca daha sonra tedavi sürecinde de ağrı çekilmez bir hal alıyor.
Dişiniz çekilene kadar acı çekmek durumunda kalıyorsunuz
(ağrı kesici uyuşturması arası zaman dilimlerinde)
ama ilacın etkisi geçiyor ve ilaç yine var.
Yani toplumsal olarak ilacımızı bekliyoruz yine
sadece acımız dinsin diye
tedaviye niyet yok.
Bilemiyorum.
Ama sonuç kesin, tedavi ağrı kesicilerle sadece süreyi uzatıyor.
Tanıyı koy.
Tedaviye geç.
Ağrı kesicilere de vücudunu alıştırma.

Gerekirse söksünler dişini.
Hadi eyvallah.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baykuş uğursuz mudur, bilge midir? Batı-Doğu ve Toplum-benlik açısından bir derleme

Birileri uğursuz diyor, birileri saygı duyuyor bu canlıya.
Bu minvalde ilerleyip bir çözümleme haddinde olmayarak, toplumumuzun ve benliklerimizin değerleri hakkında bir düzenleme olacak bu yazı.
Buyur sergüzeştime kardeşim benim.

Batı'da ve Doğu'da farklı değerlendirilen bu canlı, bilgiye karşı pragmatist ve pesimist olan kitlelerin farklı yorumları olarak geliyor bana. Açıklayayım.
Buyrunuz:

Baykuş, aklın tanrıçası Athena'nın simgesidir . Bu nedenle Batı'da pekçok kitabevi baykuşu kendi logosunda kullanagelmiştir. Baykuş, Amerika'da aklı, Hindistan'da kötü şansı sembolize eder.
Batı Avrupa'nın çoğu bölgesinde baykuş, gündüzleri kör ve çaresiz olduğu için aptallığın sembolüdür.
Kardeşimiz, canımız bu garip canlının, bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
İlkçağ'da bilgeliğin simgesidir.
Mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür.
Ülkemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.
Felsefenin simgesi, bilginin…

Öyle bir ölsem Öyle bir ölsem çocuklar Size hiç ölüm kalmasa.

Konu o kadar ağır ki, üzerine yorum yapmayacağım.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Srebrenitsa_katliam%C4%B1 1995 yılı temmuz ayında katledilen 10.000 kişi içinden  4 yaşında küçük bir çocuk ölmeden hemen önce annesine  “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”  diye sorar... Öyle bir ağlasam     Öyle bir ağlasam çocuklar     Size hiç gözyaşı kalmasa.
    Öyle bir aç kalsam     Öyle bir aç kalsam çocuklar     Size hiç açlık kalmasa.
    Öyle bir ölsem     Öyle bir ölsem çocuklar     Size hiç ölüm kalmasa. Aziz Nesin

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Nazım Hikmet Ran

Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.”, “Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl”, Biat kültürü ve Mankurtlaşmak

Merhaba canlarım benim. Yorucu, kendimce derinlere indiğim bir çözümleme yazısıyla karşınıza dikilmiş bulunmaktayım. Size tüm samimiyetimle gülümseyerek kendimi, halimi, tavrımı, cüretimi tekrar bildirmek gereğinde  hissediyorum.
Ben size hiç farkedilmemiş ya da çok zengin bir bakış açısının sonuçlarını verebileceğimin cüretinde değilim. Bir çıkalım yola, benim dizdiklerimle Sizler benden öte diyarlarda gezersiniz keyfine niyetimdendir bütün emeğim.   Hadi Yol'a çıkalım. “Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” 25.08.1924 İrfan üzerineMuradını anlarız ol gamzenin izanımız vardır,Belî söz bilmeyiz ama biraz irfanımız vardır.NedimCemil Meriç (Aydınların Dini: İzm’ler) Bu ülkeÂRİF'İN İRFANINA 'MÂRİFET' DENİLİR!ahmedhulusiTasavvufta kişinin ulaşabileceği dört ana düzlemKimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl. Tevfik Fikret (kimseden bir fayda ummam ben, dilenmem kol kanat, Ahmet Muhip Dıranas)Biat kültürüGel…