Ana içeriğe atla

BirKaçGün: Soma'da sessiz yürüyüş, Amasya'da mahalleli, Rize'de köy sakinlerine jandarma'nın sert müdahalesi

Haber derlemesi olacak bir yazı bu.

Soma'da işçilerden sessiz yürüyüş

Soma'da madenciler, faciada yaşımını yitiren 301 işçiyi anmak için yürüyüş yaptı.
Sessiz yürüyüşün sonunda işçiler baretlerini karanfillerle birlikte Atatürk Anıtı'na bıraktı.
Ölen arkadaşlarını simgelemek için 301 işçi yürüyüşe sarı baretlerle katıldı.
İşçilerin isteği üzerine, sendika ve siyasi parti temsilcileri yürüyüşü katılmadı.


http://www.kanalb.com.tr/haber.php?HaberNo=56063#.U463QSgVdpI

 Amasya'da mahalleli



Amasya’da, vatandaşların hafta sonları kullandığı piknik alanında ağaçları keserek akaryakıt istasyonu yapılmak istenmesi mahalleliyi ayaklandırdı.
 
Haftanın 7 günü vatandaşlar tarafından kullanılan ve içerisinde yaklaşık 130 ağaç bulunan arsayı 49 yıllığına kiraladığı öne sürülen şirket, arsanın çevresini kapattı. Şirket, ellerinde motorlu testere ile adamlarını göndererek arsadaki ağaçları kesmeye başlayınca ortalık bir anda karıştı. Motorlu testerelerin sesini duyan vatandaşlar yıllardır piknik alanı olarak kullandığı arsaya doluştu.

Amasya'da parklarındaki ağaçların kesilip yerine benzin istasyonu yapılmasını istemeyen vatandaşlar sabaha kadar nöbet tuttu.

"Başbakan Anasını Bacısını Dövdürüyor"


Rize'de hidroelektrik santrali için dinamit patlatılmasına ve ağaç kesilmesine tepki göstererek oturma eylemi yapan köylülere jandarmanın sert müdahale etti. Rize kadınlar "Başbakan anasını bacısını dövdürüyor" diyerek tepki gösterdi.

Videodan bir kaç net cümle:
"Enerjiye karşı değiliz, yeniliğe karşı değiliz,  yatırıma karşı değiliz. Ama, kaş yaparken göz çıkarmak diye bir tabir var. Bunlar bizim gözümüzü değil, boğazımızı sıkıyorlar."
videoyu izleyiniz




Detaylı haber içeriği için

haber içeriği 2
haber içeriği 3

“Komutan saldırın dedi” Video ve haber 

Haberlerin üzerinde yorum yapmayacağım!
 
 Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın; rehberi "şeytan" olmuştur... Yunus Emre

Vesselam.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baykuş uğursuz mudur, bilge midir? Batı-Doğu ve Toplum-benlik açısından bir derleme

Birileri uğursuz diyor, birileri saygı duyuyor bu canlıya.
Bu minvalde ilerleyip bir çözümleme haddinde olmayarak, toplumumuzun ve benliklerimizin değerleri hakkında bir düzenleme olacak bu yazı.
Buyur sergüzeştime kardeşim benim.

Batı'da ve Doğu'da farklı değerlendirilen bu canlı, bilgiye karşı pragmatist ve pesimist olan kitlelerin farklı yorumları olarak geliyor bana. Açıklayayım.
Buyrunuz:

Baykuş, aklın tanrıçası Athena'nın simgesidir . Bu nedenle Batı'da pekçok kitabevi baykuşu kendi logosunda kullanagelmiştir. Baykuş, Amerika'da aklı, Hindistan'da kötü şansı sembolize eder.
Batı Avrupa'nın çoğu bölgesinde baykuş, gündüzleri kör ve çaresiz olduğu için aptallığın sembolüdür.
Kardeşimiz, canımız bu garip canlının, bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
İlkçağ'da bilgeliğin simgesidir.
Mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür.
Ülkemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.
Felsefenin simgesi, bilginin…

Öyle bir ölsem Öyle bir ölsem çocuklar Size hiç ölüm kalmasa.

Konu o kadar ağır ki, üzerine yorum yapmayacağım.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Srebrenitsa_katliam%C4%B1 1995 yılı temmuz ayında katledilen 10.000 kişi içinden  4 yaşında küçük bir çocuk ölmeden hemen önce annesine  “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”  diye sorar... Öyle bir ağlasam     Öyle bir ağlasam çocuklar     Size hiç gözyaşı kalmasa.
    Öyle bir aç kalsam     Öyle bir aç kalsam çocuklar     Size hiç açlık kalmasa.
    Öyle bir ölsem     Öyle bir ölsem çocuklar     Size hiç ölüm kalmasa. Aziz Nesin

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Nazım Hikmet Ran

29 Ekim ve "Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır."

Attilâ İlhan'ın "o sarışın kurt" adlı eserinde muhteşem üslubu ile anlattığı ve kitabın hayran kaldığım bir yerinden bahsedeceğim. Merak edenler açsınlar okusunlar, derim.


 İzmir, Naim Palsas çevresi; akşamüstü.
 Mustafa Kemal Paşa heyecanla: - "Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir." 1926 (Atatürk'ün S.D. III, S. 80)
http://www.kultur.gov.tr/TR,25403/cumhuriyet.htm…