Ana içeriğe atla

'tutarlılık ve tutarsızlık'

Herkesin fikir birliğine vardığı bir akşam, kayıp bir akşamdır. Albert Einstein

Bir eser huzurunda 'Yol' alalım da güzel gelir.

Bu yazıda bir kaç farklı insanlık hallerinden bahsedip kaçıcam. 
Şimdi değineceğim konu ise 'tutarlılık ve tutarsızlık' arasındaki ince çizgi.

Hem yeni tanıştığımızdan ötürü belirtmem gereken şöyle bir durum var ki; 
ben her zaman yazı yazmanın ve kişinin birine bir şey anlatma isteğini hep eksik bulmuşumdur. 
Kanımca, yazar zaten yazabildiği kadar değil, yazamadıklarını düşündürebildiği kadar vardır. 
Bu da tekdüze düşünenlerin yapabileceği bir zihin kıvrımı değildir.
Bir film izlersiniz, filmin bir ana teması vardır ve yönetmen, yapımcı size bir şey anlatmaya çalışır.
( Bunu uygulamayan üstatlarda var tabi. Fakat burası bir sinekritik mekanı olmadığı için girmiyorum konuya.) Üzerinde durduğum olgu şudur ki canım kardeşim, ben size bir şey anlatamam, sadece düşündürttürebilirim. Benim anlatttığımın yanlışlıkları kesinlikle vardır ve ben bu vebali boynumda taşımam. 
Sekilecek taşlar vericem dereden geçerken sıçranabilecek, siz de geçerken ne düşünürseniz O'dur isteğim.


'Logic will get you from A to B. Imagination will take you everywhere. Albert Einstein'.

Tutarlılık ve tutarsızlık arasındaki ince çizgiden bahsedebilmek için kelime oyunlarına girmeyeceğim. Kelimeler yokturlar da zaten. Sonra konuşuruz bunu. Örnekleyeceğim canım kardeşim.
İki şiir sunacağım zihinlerinize.
Buyrun lütfen,

İman bir hazine, iblis bir hırsız, akıl ise hazinedardır.
Hazinedar giderse hırsız hazineyi çalar.  Hacı Bektaş Veli

ve

Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

İçin temiz olmadıksan sonra
Hacı hoca olmuşsun, kaç para!
Hırka, tespih, post, seccade güzel;
Ama Tanrı kanar mı bunlara?
Ömer Hayyam

Bunların tutarsızlık belirten konular olduğunu düşünenler varsa da onlara şunu sunarım.


Unutmadan,

Herkesin fikir birliğine vardığı bir akşam, kayıp bir akşamdır.Albert Einstein

Kızılçullu 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baykuş uğursuz mudur, bilge midir? Batı-Doğu ve Toplum-benlik açısından bir derleme

Birileri uğursuz diyor, birileri saygı duyuyor bu canlıya.
Bu minvalde ilerleyip bir çözümleme haddinde olmayarak, toplumumuzun ve benliklerimizin değerleri hakkında bir düzenleme olacak bu yazı.
Buyur sergüzeştime kardeşim benim.

Batı'da ve Doğu'da farklı değerlendirilen bu canlı, bilgiye karşı pragmatist ve pesimist olan kitlelerin farklı yorumları olarak geliyor bana. Açıklayayım.
Buyrunuz:

Baykuş, aklın tanrıçası Athena'nın simgesidir . Bu nedenle Batı'da pekçok kitabevi baykuşu kendi logosunda kullanagelmiştir. Baykuş, Amerika'da aklı, Hindistan'da kötü şansı sembolize eder.
Batı Avrupa'nın çoğu bölgesinde baykuş, gündüzleri kör ve çaresiz olduğu için aptallığın sembolüdür.
Kardeşimiz, canımız bu garip canlının, bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
İlkçağ'da bilgeliğin simgesidir.
Mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür.
Ülkemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.
Felsefenin simgesi, bilginin…

Öyle bir ölsem Öyle bir ölsem çocuklar Size hiç ölüm kalmasa.

Konu o kadar ağır ki, üzerine yorum yapmayacağım.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Srebrenitsa_katliam%C4%B1 1995 yılı temmuz ayında katledilen 10.000 kişi içinden  4 yaşında küçük bir çocuk ölmeden hemen önce annesine  “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”  diye sorar... Öyle bir ağlasam     Öyle bir ağlasam çocuklar     Size hiç gözyaşı kalmasa.
    Öyle bir aç kalsam     Öyle bir aç kalsam çocuklar     Size hiç açlık kalmasa.
    Öyle bir ölsem     Öyle bir ölsem çocuklar     Size hiç ölüm kalmasa. Aziz Nesin

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Nazım Hikmet Ran

29 Ekim ve "Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır."

Attilâ İlhan'ın "o sarışın kurt" adlı eserinde muhteşem üslubu ile anlattığı ve kitabın hayran kaldığım bir yerinden bahsedeceğim. Merak edenler açsınlar okusunlar, derim.


 İzmir, Naim Palsas çevresi; akşamüstü.
 Mustafa Kemal Paşa heyecanla: - "Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir." 1926 (Atatürk'ün S.D. III, S. 80)
http://www.kultur.gov.tr/TR,25403/cumhuriyet.htm…