Ana içeriğe atla

25 asır, 66 yıl, 20 milyon çocuk, Noooluyoehou leaaeoun.

Merhaba.
Bir kaç "akıl tutulması" haber sıralayacağım.
Ardından bir kaç bilgi.
Devamında da çözümleme cümleleri ve kısa bir videoyla bitireceğim düzenlememi.
Bazı kişilere açıklamalar yapmanın;
zekalarına hakaret olduklarını düşündüğümden konular üzerinde yorumlar yapmayacağım.  
Sekilecek taşlar hesabı, yine konuyu benliklerinize bırakacağım.

Sokrates 25 asır sonra beraat etti.
http://www.hurriyet.com.tr/planet/20633544.asp 
Yunanistan'da, Atina'da kurulan temsili bir mahkeme, MÖ 399 yılında "tanrılara saygısızlık ve gençleri baştan çıkarmakla" suçlanarak ölüm cezasına mahkum edilen Yunan filozofu Sokrates'in masum olduğuna karar verdi. 
Yaşamı boyunca, kimsenin bile bile kötü olmadığını, her kötülüğün bilgi sanılan bir bilgisizlikten ileri geldiğini savunan Sokrates, "doğruyu bilen doğru davranır" diyor, doğru bilginin doğru eylemi gerçekleştireceğine inanıyordu.
 66 yıl önce ölen ünlü fizikçi de iddianamede

http://www.ntvmsnbc.com/id/24958414/ 

 İddianamenin 1114’üncü sayfasında, yazar Ümit Oğuztan’ın ev ve işyerinde yapılan aramalarda el konulan evrak ve dökümanlar sıralanırken, İtalyan fizikçinin adı da iddianamede ‘Nikola Tesla isimli şahıs’ olarak geçiyor.

Tamam HAARP la ilgili benimde bilgilerim ve görüşlerim var kardeşim.

Hatta bu haberden daha önce.

Ama şimdi konumuz bu değil canım benim, ya da malum dava da değil. 

Benim üzerinde durduğum konu başka, gel yürüyelim.

Bu konular etrafında, çağımız dünyasının gerçek meseleleri üzerine bir kaç veri sunuyorum.

" Gelişmiş ülkelerde bir günde çöpe giden yemeklerle Afrika kıtası 18 gün doyabilir.
 Dünya'da her yıl ortalama 20 milyon çocuk fakirlik nedeniyle tedavi edilememesi sonucu hayatını kaybediyor.
 Dünya üzerindeki canlıların yalnızca %1'i karada yaşar. Geriye kalan %99'u okyanuslarda yaşamaktadır."

Nedir bu zahiri haller, 
olaylar, 
gündelik meseleler
anlamadım gitti.
Çaktırma anladım, anladım da uzun konuşuruz onu.



 Hadi gel bir Usta'ya kulak verelim.
 "Ya sırtımıza alıp taşıyoruz, ya ayağımızın altına alıp çiğniyoruz, öğrenemedik bir türlü yan yana yürümeyi.''

[Ömer Hayyam]

 Çocuklar günde ortalama 350 - 400 kere gülerken, yetişkinlerde bu rakam 10 ila 15 arasında değişir.

 Noooluyoehou leaaeoun.
Hadi eyvallah.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baykuş uğursuz mudur, bilge midir? Batı-Doğu ve Toplum-benlik açısından bir derleme

Birileri uğursuz diyor, birileri saygı duyuyor bu canlıya.
Bu minvalde ilerleyip bir çözümleme haddinde olmayarak, toplumumuzun ve benliklerimizin değerleri hakkında bir düzenleme olacak bu yazı.
Buyur sergüzeştime kardeşim benim.

Batı'da ve Doğu'da farklı değerlendirilen bu canlı, bilgiye karşı pragmatist ve pesimist olan kitlelerin farklı yorumları olarak geliyor bana. Açıklayayım.
Buyrunuz:

Baykuş, aklın tanrıçası Athena'nın simgesidir . Bu nedenle Batı'da pekçok kitabevi baykuşu kendi logosunda kullanagelmiştir. Baykuş, Amerika'da aklı, Hindistan'da kötü şansı sembolize eder.
Batı Avrupa'nın çoğu bölgesinde baykuş, gündüzleri kör ve çaresiz olduğu için aptallığın sembolüdür.
Kardeşimiz, canımız bu garip canlının, bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
İlkçağ'da bilgeliğin simgesidir.
Mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür.
Ülkemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.
Felsefenin simgesi, bilginin…

Öyle bir ölsem Öyle bir ölsem çocuklar Size hiç ölüm kalmasa.

Konu o kadar ağır ki, üzerine yorum yapmayacağım.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Srebrenitsa_katliam%C4%B1 1995 yılı temmuz ayında katledilen 10.000 kişi içinden  4 yaşında küçük bir çocuk ölmeden hemen önce annesine  “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”  diye sorar... Öyle bir ağlasam     Öyle bir ağlasam çocuklar     Size hiç gözyaşı kalmasa.
    Öyle bir aç kalsam     Öyle bir aç kalsam çocuklar     Size hiç açlık kalmasa.
    Öyle bir ölsem     Öyle bir ölsem çocuklar     Size hiç ölüm kalmasa. Aziz Nesin

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Nazım Hikmet Ran

29 Ekim ve "Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır."

Attilâ İlhan'ın "o sarışın kurt" adlı eserinde muhteşem üslubu ile anlattığı ve kitabın hayran kaldığım bir yerinden bahsedeceğim. Merak edenler açsınlar okusunlar, derim.


 İzmir, Naim Palsas çevresi; akşamüstü.
 Mustafa Kemal Paşa heyecanla: - "Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir." 1926 (Atatürk'ün S.D. III, S. 80)
http://www.kultur.gov.tr/TR,25403/cumhuriyet.htm…