2 Mayıs 2012 Çarşamba

29 Nisan Dereköy Doğa Yürüyüşü Hakkında

Merhabalar, canım kardeşim.
Hemen konuya geçeyim, çünkü boşa kelimelerle ne canım sıkılsın ne de can sıkayım isterim.
Türlü meseleleler üzerinde yoğunluğum ve kasvetim sebebiyle içeriği oya gibi işlenememiş, 
pek fazla özenilememiş bir yazı olabilir.
Aldırma sen bana.
 Fon müziğimiz olsun, anımsatır ve huzur verir.

Güzel bir Pazar günü Doğa severlerle yürüdük.
Yol aldık beraber,
oyunlar oynadık,
güldük,
huzurlandık,
 ıslandık ve kuruduk. 
Benim farkettiklerim bunlardı.
Farklı görüşleri olanlar, özelden pek tabiki eleştirilerini tüm samimiyetleriyle şahsıma yöneltirler,
memnun oluruz.

Bizler, Karbonmonoksit insanları.
Çokça yalan meseleler, yarım huzurlarla geçirdiğimiz ömürlerimiz boyunca bir durulup
Ruhlarımızı, kendimizi dinlemeye pek vakit ayıramıyoruz.
Ben de durum net böyle, fakat görüyorum ki çoğunluk da böyle.
Üzülüyorum.
Çözüm üretmeye çalışıyorum, 
hem kendime
hem herkese yani Biz'e.
 Biz, çözüm üretmeye çalışıyoruz.
Hatalarımız olduysa da affola.
Dediğim gibi pek şık bir yazı olamayacaktı, olamadı da ama gitmeden 2 kelam etmek isterim.

Şu an her ne yapıyorsanız yapın, 10 saniye duralım ve düşünelim.

Şu anda
Tam da şimdi.
O dere akıyor hala,
O Erguvan yalnız ve mutlu orman kardeşliğinde.
 Erguvan güzelliğinde bir ömrünüz olsun dilerim.



Bir başka Doğa Yürüyüşümüz Yazısı için:
http://ustaogluemredemir.blogspot.com/2012/02/26.html 
Saygılarımla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Eyüp kardeşim ve yürek sızısı

Uzun zamandır blogumda yazmıyorum. Ne düzenlemesine, ne imlasına ne de tasarımlarına dikkat ettiğim bir yazı olacak bu. Beni çok etkileyen ...