Ana içeriğe atla

29 Nisan Dereköy Doğa Yürüyüşü Hakkında

Merhabalar, canım kardeşim.
Hemen konuya geçeyim, çünkü boşa kelimelerle ne canım sıkılsın ne de can sıkayım isterim.
Türlü meseleleler üzerinde yoğunluğum ve kasvetim sebebiyle içeriği oya gibi işlenememiş, 
pek fazla özenilememiş bir yazı olabilir.
Aldırma sen bana.
 Fon müziğimiz olsun, anımsatır ve huzur verir.

Güzel bir Pazar günü Doğa severlerle yürüdük.
Yol aldık beraber,
oyunlar oynadık,
güldük,
huzurlandık,
 ıslandık ve kuruduk. 
Benim farkettiklerim bunlardı.
Farklı görüşleri olanlar, özelden pek tabiki eleştirilerini tüm samimiyetleriyle şahsıma yöneltirler,
memnun oluruz.

Bizler, Karbonmonoksit insanları.
Çokça yalan meseleler, yarım huzurlarla geçirdiğimiz ömürlerimiz boyunca bir durulup
Ruhlarımızı, kendimizi dinlemeye pek vakit ayıramıyoruz.
Ben de durum net böyle, fakat görüyorum ki çoğunluk da böyle.
Üzülüyorum.
Çözüm üretmeye çalışıyorum, 
hem kendime
hem herkese yani Biz'e.
 Biz, çözüm üretmeye çalışıyoruz.
Hatalarımız olduysa da affola.
Dediğim gibi pek şık bir yazı olamayacaktı, olamadı da ama gitmeden 2 kelam etmek isterim.

Şu an her ne yapıyorsanız yapın, 10 saniye duralım ve düşünelim.

Şu anda
Tam da şimdi.
O dere akıyor hala,
O Erguvan yalnız ve mutlu orman kardeşliğinde.
 Erguvan güzelliğinde bir ömrünüz olsun dilerim.



Bir başka Doğa Yürüyüşümüz Yazısı için:
http://ustaogluemredemir.blogspot.com/2012/02/26.html 
Saygılarımla

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baykuş uğursuz mudur, bilge midir? Batı-Doğu ve Toplum-benlik açısından bir derleme

Birileri uğursuz diyor, birileri saygı duyuyor bu canlıya.
Bu minvalde ilerleyip bir çözümleme haddinde olmayarak, toplumumuzun ve benliklerimizin değerleri hakkında bir düzenleme olacak bu yazı.
Buyur sergüzeştime kardeşim benim.

Batı'da ve Doğu'da farklı değerlendirilen bu canlı, bilgiye karşı pragmatist ve pesimist olan kitlelerin farklı yorumları olarak geliyor bana. Açıklayayım.
Buyrunuz:

Baykuş, aklın tanrıçası Athena'nın simgesidir . Bu nedenle Batı'da pekçok kitabevi baykuşu kendi logosunda kullanagelmiştir. Baykuş, Amerika'da aklı, Hindistan'da kötü şansı sembolize eder.
Batı Avrupa'nın çoğu bölgesinde baykuş, gündüzleri kör ve çaresiz olduğu için aptallığın sembolüdür.
Kardeşimiz, canımız bu garip canlının, bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
İlkçağ'da bilgeliğin simgesidir.
Mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür.
Ülkemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.
Felsefenin simgesi, bilginin…

Öyle bir ölsem Öyle bir ölsem çocuklar Size hiç ölüm kalmasa.

Konu o kadar ağır ki, üzerine yorum yapmayacağım.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Srebrenitsa_katliam%C4%B1 1995 yılı temmuz ayında katledilen 10.000 kişi içinden  4 yaşında küçük bir çocuk ölmeden hemen önce annesine  “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”  diye sorar... Öyle bir ağlasam     Öyle bir ağlasam çocuklar     Size hiç gözyaşı kalmasa.
    Öyle bir aç kalsam     Öyle bir aç kalsam çocuklar     Size hiç açlık kalmasa.
    Öyle bir ölsem     Öyle bir ölsem çocuklar     Size hiç ölüm kalmasa. Aziz Nesin

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Nazım Hikmet Ran

29 Ekim ve "Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır."

Attilâ İlhan'ın "o sarışın kurt" adlı eserinde muhteşem üslubu ile anlattığı ve kitabın hayran kaldığım bir yerinden bahsedeceğim. Merak edenler açsınlar okusunlar, derim.


 İzmir, Naim Palsas çevresi; akşamüstü.
 Mustafa Kemal Paşa heyecanla: - "Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir." 1926 (Atatürk'ün S.D. III, S. 80)
http://www.kultur.gov.tr/TR,25403/cumhuriyet.htm…