Ana içeriğe atla

Mammon ve Tanrı

Merhabalar Canım benim.

En baştan söyleyeyim.
Para maddesine, satın alma gücü olarak bakmak her zaman yaşamı daha nitelikli kılıyor diye düşünüyorum.
Yani ben öyle değerlendiriyorum.
Farklı değerlendirmelerin yapılacağı bu yazı içerisindeki bakış açımı belirteyim de zaten kafa biraz bulanacak.
Biraz teori içerikli, biraz şehir efsanesi ve biraz paranoyak çokça da bizden olan bir derleme olacak.

Yazının omurgası şöyledir canım kardeşim:
  1. Yazıya girişmeme temel olan bakış açımdan söz edeceğim
  2. Ülkemizde gerçekleşen ironik-acı bir olay
  3.  Shakespeare Atinalı Timon
  4.    Bir iş adamının çok beğendiğim yazısı
  5.  Karl Marx’ın 1844 ekonomik felsefi elyazmaları
  6.  Para hakkında
  7. ELEKTRONiK PARA
  8.  Bundan 1400 yıl önceden bir şairin Para hakkında şiiri
  9. Maymunlarla, insan davranışlarını çözümleyen bir deney
  10.  Kızıldereli şef Seatle
  11. Küçük yorumum
 

Yazıya girişmeme temel olan bakış açım:

George Bernard Shaw der ki; "Parayı köleniz yapın, yoksa efendiniz olur."

“Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı’ya hem de mammona kulluk edemezsiniz!”
(Matta: 6/24, Luka: 12/33-36, 16/13).
 Mammon’un mitolojiye göre Para Tanrısı olduğundan da bahsedilir.

Birde cenazelerde Okuyan Hocanın para için beklemesi,
"Mevlütlerde ne kadar ister Hoca?" diye geçen sohbetlerde vardır hani.
Hediye diye bakıldığında güzel, ücret olarak bakıldığında biraz samimiyetsiz gelen bu eylem şahsım adına çok düşündürücüdür.
İpin ucudur.
Tutsan alır gider baya.

‹‹Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrıya, hem paraya kulluk edemezsiniz.››
Lucas 16:13
‹‹Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrıya, hem paraya kulluk edemezsiniz.››
Lucas 16:

Ülkemizde gerçekleşen ironik-acı bir olay:


 Evi yanarken Parasını Kur'anın içerisine saklayan adamın hali ne ironiktir.
Çok acı bir olay, düşmanımın başına gelsin istemem ama ben başka tarafını değerlendirmek istiyorum konunun.
 Videoda 4:40 ve sonrasına dikkatinizi çekmek isterim.
 'Köylü kadınlar yanan Kuran-ı Kerim'in sayfalarını tek tek ayırarak para aradılar.'
Çalanın onu ellememesi, Yangından ilk kurtarılacağın inancının simgesinden ziyade yaşamak için ihtiyacı olduğu miktarın olması düşündürücüdür.


Bu sarı köle
bağlayan ve çözendir dinleri, kutsayan günahkarı;
yıllanmış cüzzamı arzulanır, hırsızı yerli kılar
ve ünvan, saygı ve övgü bahşeder ona
oturtur senatörlerle yan yana: odur
kocamış dulu yeni gelin eden;
yarası mikrop kapmış hastayı süsleyip püsleyip
ilkyaza inandıran. defol, lanet olası maden
insanlığın orta malı orospusu, sen,
ulusların bozgununa sebep olan

Shakespeare Atinalı Timon

Bir iş adamının çok beğendiğim yazısı:


“Universitelerde yaptigim soylesilerde, bana en cok PARA hakkinda sorular sorulur.
Herhalde isadami oldugum icin…
Ben, “Paranin iki kisiligi vardir” derim.
Birincisi; para bir degiş tokus aracidir.
Para verip yiyecek, giyecek, ev bark hatta saglik alabilirsiniz.
Ikincisi; para ile gelecek korkusunu yenersiniz.
“Yasliligimda caresiz, muhtas perisan kalmam, cunku kotu gunler icin parami bir kenara ayirdim” dersiniz.
Ama para otesi, yani para-ustu bir konu daha vardir.
Bunu parayla satin alamazsiniz.
Bunun adi ZEVK ve KEYIFTIR.
Zevk almak, keyif duymak ancak KULTUR ile mumkundur.
Resimden zevk almak icin sergiler bedava, muzik icin kaset ve diskler uc otuz para.
Ayrica konserler de pahali degil. Sinemalar hamburger fiyatina.
Ask ve sevgi zaten bedelsizdir…
Gunesin batisindan, denizin hisirtisindan ya da
bir satranc oyunundan zevk alabiliyorsaniz, kalenizle bedavaya sah cekebilirsiniz…
Gunesi kac paraya batirabilirsiniz ?
Denizi hisirdatmanin bedeli nedir ?
Yasliliginiz icin biriktireceginiz kotu gun parasi kadar, belki ondan da onemli olan bu zevkler ve mutluluklardir.
Bunlara sahip olmak ancak kulturle mumkundur…
Para kazanmaya emek verdiginiz kadar kultur edinmeye emek verin.
Ister yasli olun ister genc…
Yasinizla barisik degilseniz ihtiyarsiniz demektir.
Cok genc olen yaslilar oldugu gibi ihtiyar doganlar da vardir…
Yaslilar olume daha yakin derler ama olum nufus kagidi sormuyor.
Simdi ki tutkulu projem, bir ceviz ormani yetistirmektir.
Fidanlari dikmeye basladim bile.
Ceviz fidani 8 yil sonra agac olup ceviz verirmis.
Simdi 76 yasindayim yani 84 yasimda ceviz kiracagim.

Bu kez KENDI CEVIZLERIMI…

Ishak ALATON

Why is everybody so serious!
 It’s not about the money, money, money
 We don’t need your money, money, money
 We just wanna make the world dance,
 Forget about the Price Tag

  Beni insani yaşama bağlayan, toplumu bana bağlayan, beni doğa ve insanlarla bağlayan bağ para ise, tüm bağların bağı değil mi para? tüm bağları çözüp bağlayamaz mı? bu yüzden o evrensel ayırma aracı değil midir?
 Karl Marx’ın 1844 ekonomik felsefi elyazmaları 


  Para hakkında

 Tarihteki ilk madeni para basımı I.Ö. VII. yy' da Anadolu' da Lidyalılar tarafından gerçekleştirildi. Dünyanın ilk büyük darphanesi Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul Simkeşhane' de kuruldu. M.Ö. 118 yılında deri para kullanan Çinliler, M.S. 806 yılında da ilk kağıt icat parayı yaptılar. Batıda kağıt paraların basılması ve kullanılması 17. yy sonlarına rastlıyor. İlk kağıt icat para'nın 1690' lı yıllarda ABD ve İngiltere hükümetleri tarafından basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, 1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve diğer ülke merkez bankalarının kurulması ile de yaygınlaştığı biliniyor.

 Karl Menger bu konuda iyidir tavsiye ederim.
Şimdi gelelim günümüze;

 ELEKTRONiK PARA

 In fact, economists estimate that only 8 percent of the world's currency exists as physical cash.

Merakınız var ve canınız isterse tıklayın.
Yoksa geçiverin bu bölümü canım benim.
ELEKTRONi K PARA VE MERKEZ BANKACILIĞI
http://www.tcmb.gov.tr/kutuphane/TURKCE/tezler/suleseneltabak.pdf

 ELECTRONIC MONEY IN 2000’S
http://web.firat.edu.tr/sosyalbil/dergi/arsiv/cilt14/sayi1/157-164.pdf

 One of the main goals of the new world order is to put... devamı alttaki linkte.
Ne demek istediğimi anlayan anlamıştır zaten.
 http://canadianawareness.org/2012/04/electronic-currency-cashless-society-coming-to-canada/


 Garip işler bunlar.


Sorunlarımız bize, çağımıza özel değildir. 
Bunun örneğini bundan 1400 yıl önceden bir şairin kalemiyle veriyorum.

 Şeref, namus, erdemlilik
bugün bundan söz etmek neye yarar
gözü kör olasıcı
bir maden parçası yüzünden
ana, baba, eş, dost bir yana bırakılıyor
para daha da kötüsünü yaptı
aşkı da öldürdü.

Anekreon 



 Maymunlarla, insan davranışlarını çözümleyen şu deneye bir göz atalım. Uzun ama keyifli.


Keith Chen, Yale Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde görev yapan bir profesör. Keith Chen'in araştırması,
maymunlara, para kullanmayı öğretmek ve bunun sayesinde topladığı bilgileri, bizlerin yani insanların, para ile olan ilişkisini karşılaştırıp, çeşitli sonuçlar çıkarmak.
Araştırma, Yale Üniversitesinin maymun laboratuarında başlıyor.
Bu laboratuarda 7 adet capuchin maymunları, bir ana ve birçok küçük deney kafeslerinde, para kullanmayı öğreniyorlar.
Para olarak, gümüş renkli, somun kullanılıyor. süreç gayet basit.
Ana kafesten bir maymun alınıp, deney kafesine koyuluyor. bu maymuna para adını verdikleri somun veriliyor. Maymun öncellikle bu somunu kokluyor, ağzına götürüyor.
Bu aşamada bir tepsi içinde çeşitli yiyecekler getiriliyor: Elma, üzüm ve jell-o. amaç, bu 7 maymunun
her birinin sevdiği yiyecek türünü bulmak ve bu yiyeceği elde etmek için parayı kullanmalarını sağlamak. Deney kafesindeki maymun elmayı seçiyor.

Araştırmacılar, maymuna elmayı vermeden önce, elinden parayı alıp, maymuna yiyeceği veriyorlar. Bu süreç haftalarca sürüyor ve maymunlar birkaç hafta sonra, ellerindeki somunun yani paranın gücünü anlamaya başlıyorlar.
Araştırmacılar, en çok tercih edilen yiyeceği öğrendikten sonra, yeni bir süreç başlıyor: fiyatlandırma.
Bu yeni süreçteki amaç, maymunların, biz insanlar gibi rasyonel kararlar verip vermediğini bulabilmek. Böylece araştırmacılar, birçok maymunun tercihi olan jell-o'nun fiyatını iki somun, elmanın fiyatını yarım somun ve üzümün fiyatını ise bir somun yapıyorlar. Buldukları sonuç ise gerçekten ilginç.
Maymunlar, deney sırasında, biz insanlar gibi para harcama konusunda çoğu zaman rasyonel
davranıyorlar.
Parasını, en çok yiyecek alabileceği şekilde harcamaya başlıyorlar. maymunlar, 1 somun verip, 2 dilim elma almayı, fiyatı 2 somun olan bir
adet jell-o'ya tercih etmeye başlıyor.

Buraya kadar her şey güzel!
Günlerden bir gün, yine ana kafesten, deney kafesine alınan maymun, deney kafesindeki bir tepsi içinde bulunan 12 somunu görüp, aniden çılgına dönüyor. paraların bulunduğu tepsiyi kapıp, ana kafese
fırlatıyor ve kendisini de ana kafese atıyor.
Ana kafesteki bütün maymunlar bir anda gökten para yağdığını görüp, yere düşen paraları kapışmaya başlıyorlar.
Levitt, bunu yazısında maymun tarihinde gerçeklesen ilk "banka soygunu"(maymunun tepsiyi çalması) ve "hapishane kaçışı" (maymunun deney kafesinden, ana kafese kaçışı) olarak tanımlıyor.

Bütün bu kaos içinde araştırmacılar, ana kafesteki maymunlardan parayı geri almaya çalışıyor. Olay biraz yatıştığı bir anda Keith Chen, hiç görmemeyi tercih ettiğini söylediği bir olaya şahit oluyor:
Erkek maymunlardan biri, dişi maymunlardan birine yaklaşıp, ona elinde bulunan somunlardan birini veriyor ve bunun karşılığında dişi maymun, erkek maymunun seks teklifini kabul ediyor!
İşin ilginç yanı bu iki maymunun "işi" bittikten sonra, dişi maymun "kazandığı" parayı araştırmacıya getirip, bununla üzüm almaya çalışıyor. chen, bu olayı maymun tarihindeki ilk " fuhuş" olarak
tanımlıyor.

Üniversitenin araştırma etik bölümü, maymunlar üzerinde yapılan para araştırmasının, maymunların yaşam koşulunu, değerlerini ve gündelik yaşamlarını
tamamen değiştirdiği ve zedelediği gerekçesiyle, araştırmayı iptal edip, maymunlara para verilmesini yasaklıyor.

detaylar ve orjinal makale için:
http://www.som.yale.edu/.../articles/nyt%206_5_05.pdf
Heredot'a göre M.Ö. 687'de Lidyalı erkekler ile fahişeler arasındaki yoğunluk sonucu kullanılmaya başlanmış. bir iddia tabii ki, sadece.

Garip.

Dağınık kalsın, bitiriyorum.

Kızıldereli şef Seatle'nin birzamanlar söylediği bir söz;

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenilemeyen bir şey olduğunu anlayacak!’

Kendime Öğüt:
Cebindeki paraya göre yaşama, yaşamak istediklerine göre para kazan.

Theres no money
theres no possessions
Only obsession
I dont need that shit
Take my money take my obsession


Para Mübadele aracı değildir bence artık, başkalaşmıştır.
Öyle olsa şunun cevabını verebilirdik.


Dünya'da ülkeler bir yerlere borçlanıyor.
Dünyadaki tüm kazançlar borçlara eşitmidir?
Dünya kime karşı zarar ediyor?
Peki bu fark nerede.
Kim'e borçlu Tüm 'İnsanlık'

“Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı’ya hem de mammona kulluk edemezsiniz!”
(Matta: 6/24, Luka: 12/33-36, 16/13).

Kalın  Sağlıcakla.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baykuş uğursuz mudur, bilge midir? Batı-Doğu ve Toplum-benlik açısından bir derleme

Birileri uğursuz diyor, birileri saygı duyuyor bu canlıya.
Bu minvalde ilerleyip bir çözümleme haddinde olmayarak, toplumumuzun ve benliklerimizin değerleri hakkında bir düzenleme olacak bu yazı.
Buyur sergüzeştime kardeşim benim.

Batı'da ve Doğu'da farklı değerlendirilen bu canlı, bilgiye karşı pragmatist ve pesimist olan kitlelerin farklı yorumları olarak geliyor bana. Açıklayayım.
Buyrunuz:

Baykuş, aklın tanrıçası Athena'nın simgesidir . Bu nedenle Batı'da pekçok kitabevi baykuşu kendi logosunda kullanagelmiştir. Baykuş, Amerika'da aklı, Hindistan'da kötü şansı sembolize eder.
Batı Avrupa'nın çoğu bölgesinde baykuş, gündüzleri kör ve çaresiz olduğu için aptallığın sembolüdür.
Kardeşimiz, canımız bu garip canlının, bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
İlkçağ'da bilgeliğin simgesidir.
Mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür.
Ülkemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.
Felsefenin simgesi, bilginin…

Öyle bir ölsem Öyle bir ölsem çocuklar Size hiç ölüm kalmasa.

Konu o kadar ağır ki, üzerine yorum yapmayacağım.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Srebrenitsa_katliam%C4%B1 1995 yılı temmuz ayında katledilen 10.000 kişi içinden  4 yaşında küçük bir çocuk ölmeden hemen önce annesine  “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”  diye sorar... Öyle bir ağlasam     Öyle bir ağlasam çocuklar     Size hiç gözyaşı kalmasa.
    Öyle bir aç kalsam     Öyle bir aç kalsam çocuklar     Size hiç açlık kalmasa.
    Öyle bir ölsem     Öyle bir ölsem çocuklar     Size hiç ölüm kalmasa. Aziz Nesin

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Nazım Hikmet Ran

Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.”, “Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl”, Biat kültürü ve Mankurtlaşmak

Merhaba canlarım benim. Yorucu, kendimce derinlere indiğim bir çözümleme yazısıyla karşınıza dikilmiş bulunmaktayım. Size tüm samimiyetimle gülümseyerek kendimi, halimi, tavrımı, cüretimi tekrar bildirmek gereğinde  hissediyorum.
Ben size hiç farkedilmemiş ya da çok zengin bir bakış açısının sonuçlarını verebileceğimin cüretinde değilim. Bir çıkalım yola, benim dizdiklerimle Sizler benden öte diyarlarda gezersiniz keyfine niyetimdendir bütün emeğim.   Hadi Yol'a çıkalım. “Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” 25.08.1924 İrfan üzerineMuradını anlarız ol gamzenin izanımız vardır,Belî söz bilmeyiz ama biraz irfanımız vardır.NedimCemil Meriç (Aydınların Dini: İzm’ler) Bu ülkeÂRİF'İN İRFANINA 'MÂRİFET' DENİLİR!ahmedhulusiTasavvufta kişinin ulaşabileceği dört ana düzlemKimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl. Tevfik Fikret (kimseden bir fayda ummam ben, dilenmem kol kanat, Ahmet Muhip Dıranas)Biat kültürüGel…