Ana içeriğe atla

Dost'a Dair

Halil Cibran gecesi eyledim kendime, sizde ödüllendirin bu gece kendinizi.
Üzerinde yorum yapmadığım ilk yazı olacak. Üstat büyük.

Dostum..
göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni benim kayıtsızlığımdan seni koruyan özenle örülmüş bir elbise.benim içimdeki ‘ben’ dostum sessizlik içinde oturur sonsuzluğa dek kalacak orada doyulmaz erişilmez....

ne söylediklerime inanmanı ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir.‘rüzgar doğuya esiyor’ dediğin zaman ‘evet doğuya esiyor’ derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.
denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle başbaşa kalayım.

senin için gündüz olduğu zaman dostum benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım; çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin-görmemenden duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle başbaşa kalayım.
sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim- o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumu ötesinden bana seslenirsin’arkadaşım yoldaşım’ ben de sana seslenirim ‘yoldaşım arkadaşım’-çünkü cehennemimi görmeni istemem. alevler görüşünü yakacak duman burnuna dolacaktı. senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi.bırak cehennemimle başbaşa kalayım.

sen gerçeği güzeli doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine gülerim. gene de gülüşümü göresin istemem. bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım.
dostum sen iyi ihtiyatlı akıllısın; hayır sen eksiksizsin- ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. oysa ben deliyim. ama gizliyorum deliliğimi. bırak deliliğimle başbaşa kalayım.
dostum sen benim dostum değilsin ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? benim yolum senin yolun değil gene de birlikte yürüyoruz elele.

Dostum...
güneşe bak toprağa bak suya bak buluta bak; fakat arkana bakma....
kimin geldiği önemli değil kimin gelmediği de...
unutma yolcu değişir yol değişir ama menzil değişmez.
yolcuya bakıp yolunu tanıma.
yola bak yolcuyu tanı yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.

vahim olan yolun yolcusuz olması değil;
asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
yolsuz hedefsiz amaçsız şaşkın hercai ve seyyal.....
"en doğru yol: en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar.
onlar karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
aldırma....

ayağına batan dikenler aradığın gülün habercisidir.
dikenine katlanmaktan söz edenler aşıkmış gibi davrananlardır.

gerçek aşık olanlarsa dikenini de sever.
dostum yollar yürümek içindir.

fakat şu gerçeği de hiç unutma:

yürümekle varılmaz lakin varanlar yürüyenlerdir.
yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri
yola oturup gelen-geçenin ayağına çelme takanları
yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları
tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları
maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip 50.metrede yola yatanları
yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce yolculuk üzerine zor atanları
yürümeyi bırakıp yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları
ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp ömür boyu tafra satanları
beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları
yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin...göreceksin dostum...
aldırma yürü.
göğsüne yüreğinden başka muska takma.
vahiy haritan
nebi kılavuzun
akıl pusulan
iman sermayen
amel azığın
sevgi yakıtın
ahlâk karakterin
edep aksesuarın
merhamet sıfatın
şeref ve izzet adın olsun.

doğru yol:

insanların çoğunun gittiği yol değildir düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.
yolda vereceğin her molayı öz eleştiri durağında vermelisin.
unutma tevbe özeleştiridir.
her molada yolda olup olmadığını yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen pişman olmaman için elzemdir.
yön tayini sık sık gerekli olabilir.
"haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir.'' unutma. 
Halil Cibran

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baykuş uğursuz mudur, bilge midir? Batı-Doğu ve Toplum-benlik açısından bir derleme

Birileri uğursuz diyor, birileri saygı duyuyor bu canlıya.
Bu minvalde ilerleyip bir çözümleme haddinde olmayarak, toplumumuzun ve benliklerimizin değerleri hakkında bir düzenleme olacak bu yazı.
Buyur sergüzeştime kardeşim benim.

Batı'da ve Doğu'da farklı değerlendirilen bu canlı, bilgiye karşı pragmatist ve pesimist olan kitlelerin farklı yorumları olarak geliyor bana. Açıklayayım.
Buyrunuz:

Baykuş, aklın tanrıçası Athena'nın simgesidir . Bu nedenle Batı'da pekçok kitabevi baykuşu kendi logosunda kullanagelmiştir. Baykuş, Amerika'da aklı, Hindistan'da kötü şansı sembolize eder.
Batı Avrupa'nın çoğu bölgesinde baykuş, gündüzleri kör ve çaresiz olduğu için aptallığın sembolüdür.
Kardeşimiz, canımız bu garip canlının, bilgeliğin sembolü olduğu söylenir.
İlkçağ'da bilgeliğin simgesidir.
Mimarsinan üniversitesinin de sembolüdür.
Ülkemizde uğursuz olarak görülse de baykuşun bizi kötü güçlerden koruduğuna inananlar da vardır.
Felsefenin simgesi, bilginin…

Öyle bir ölsem Öyle bir ölsem çocuklar Size hiç ölüm kalmasa.

Konu o kadar ağır ki, üzerine yorum yapmayacağım.

Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Srebrenitsa_katliam%C4%B1 1995 yılı temmuz ayında katledilen 10.000 kişi içinden  4 yaşında küçük bir çocuk ölmeden hemen önce annesine  “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”  diye sorar... Öyle bir ağlasam     Öyle bir ağlasam çocuklar     Size hiç gözyaşı kalmasa.
    Öyle bir aç kalsam     Öyle bir aç kalsam çocuklar     Size hiç açlık kalmasa.
    Öyle bir ölsem     Öyle bir ölsem çocuklar     Size hiç ölüm kalmasa. Aziz Nesin

Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Nazım Hikmet Ran

Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.”, “Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl”, Biat kültürü ve Mankurtlaşmak

Merhaba canlarım benim. Yorucu, kendimce derinlere indiğim bir çözümleme yazısıyla karşınıza dikilmiş bulunmaktayım. Size tüm samimiyetimle gülümseyerek kendimi, halimi, tavrımı, cüretimi tekrar bildirmek gereğinde  hissediyorum.
Ben size hiç farkedilmemiş ya da çok zengin bir bakış açısının sonuçlarını verebileceğimin cüretinde değilim. Bir çıkalım yola, benim dizdiklerimle Sizler benden öte diyarlarda gezersiniz keyfine niyetimdendir bütün emeğim.   Hadi Yol'a çıkalım. “Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” 25.08.1924 İrfan üzerineMuradını anlarız ol gamzenin izanımız vardır,Belî söz bilmeyiz ama biraz irfanımız vardır.NedimCemil Meriç (Aydınların Dini: İzm’ler) Bu ülkeÂRİF'İN İRFANINA 'MÂRİFET' DENİLİR!ahmedhulusiTasavvufta kişinin ulaşabileceği dört ana düzlemKimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl. Tevfik Fikret (kimseden bir fayda ummam ben, dilenmem kol kanat, Ahmet Muhip Dıranas)Biat kültürüGel…